BİRŞEHREUZAKTANBAKMAK


ee

Benim kelimelerim kırık dökük. Kalbim/de. Senin bakışın hoyrat. Elin/de. Zihnimde saklı harfleri bir araya getirip de ses vermek gelmiyor içimden. Her şey darmadağın [ben/de]. Bir kuşun kanadı kırık mesela. Bir sokak kedisi aç. Sahipsizlikten ağlıyor az sevilip sokağa salınmış cins köpekler. Nasıl birleştirebilirim ki böyle her şeye böldükçe kendimi. Sen/de kaldı mı? Ben? Hangi parçam nerde neden bilmiyorum? Ben/de nasıl yok oldum?

O tarafa bakarken tam, çocuğa; hani gülümseyen ve balon elinde. Unutuveriyor, dalgın ve şimdi mahzun artık. Ruhum gökyüzündeki balonun peşi sıra. Gözümü ayıramıyorum. Kaybedersem çocuk daha fazla üzülecekmiş gibi bir his artığı. Herkesin acısı cuk oturuyor ruhuma. Senin acını da giyiyorum kolayca üzerime. Her hüznü daha önce bir yerlerde görmüş gibi bir tanıma hissi. Çocuğu askerden dönen anne gibi sarılıyorum senin de acılarına.

Birşehreuzaktanbakmakgibiyim/hiçbirsokağımdakimseninyüzügörülmüyor/birsözeortasındanbaşlamakgibi/sonsuzakadarsusmakgibiyim.

Ah adam! Kimin ahını aldın. Kendine nasıl böyle yabancı kaldın. Ne oldu da başkalarına bulandın. Kendine buğulu bir camın ardından bakıyorsun.  Uzaktan. İç seslerinin hiçbiri sana ait değil. Sözün cılız. Kendine gel desem. Ruhun, beden evinden çıkmış sokaklarda dolanıyor. Tutsan kendi soğuk   ellerinden. Gelmez[/mi]sin.

1 views

Bir yorum ekleyin