DOKUN/MA


images

 

Dokunmatik telefon, tablet, bilgisayar… Bir insana nasıl dokunulur, unuttuk. En son ne zaman dokundu okuduğumuz bir cümle. Dokunaklı filmler bile çok geçmişte kaldı. Türkan Şoray makyajsız güzel yüzüyle gülümsemiyor, Kadir İnanır zeybek oynamıyor, el ele tutup ufka doğru ilerlemiyorlar.

Uzaklarda bir ülkede savaş var, yetimler var, biilaç kardeşlerin var, bilmem kaç inç televizyonundan görüyorsun, ****’a mesaj yazıyorsun, vicdanın iki tuşa basınca susuyor. Hâlbuki insanların dertleriyle dertlenmek, diken onlara batınca senin elinin kanaması değil miydi?

Arkadaşına elektronik posta yazıyorsun, yüz yüze görüşmek, ellerini omzuna atıp yürümek, karşılıklı oturup sohbet etmek için vakit yok. Mektup bile yazmıyorsun artık. Senin elinden çıkmış, teninin dokunduğu kâğıt bir dostunun adresine gitmeyeli kaç vakit oldu. En son ne zaman bir arkadaşınla derin off’lar çekerek dertleştin. Hatırlayamıyorsun. Bu bile normal geliyor.

Annenin dizine en son ne zaman yasladın başını. Babana en son ne zaman sarıldın? Bir çocuğun başını okşamayalı belki de günler oldu. Modern zamanlar fazla gelmiş senin bünyene. Çok bireyselleşmek dokunmuş.

Filmleri üç boyutlu gözlüklerinin ardından izliyorsun. Daha yakından hissetmek istiyorsun havayı. İçindeymiş gibi. Oysa bu dokunmatik ekranlarda gözlerinden ne dediğini anlayan yapay zekalı sistemlerde seni insanlardan uzaklaştıran bir şeyler var. Gözlüklerin filmi üç boyutlu gösteriyor ama içinde değilsin filmin. Savaşta burnun bile kanamıyor. Sanal bir dokunma hissi arıyorsun. Oysa tırnaklarının arasına çamur dolardı senin eskiden, dizlerin kanardı… Gerçekti, gerçektin. Biraz yalan, çok sanalsın şimdi.

Secdede bile aceleden alnın dokunmuyor yere. Huzur’da bile dokunmaktan kaçıyorsun. Bu seni Huzur’suz etmiyor mu? Kendi dokunulmaz sırça köşküne çekilmişsin. Bir duygun kayıp. Ne olacağını, bu filmin sonunu biliyorum. Ama anlatması zor.

Kimsenin yüzüne bakmadan yürüyeceksin yollarda. Görmeyeceksin. Dokunmayacaksın. Seslenmeyeceksin. Hayatın tadı tuzu kalmayacak. Burnunun kemikleri sızlayacak. Yanında yalnızlığın nemli, buruk kokusu. Pişman olacaksın. Yaşadığın yavan hayat çok dokunacak sana. İş işten geçmiş olacak.

 

1 views

Bir yorum ekleyin