İMTİHAN


sonsuz

Aşk, imtihan. Duru durağı yok. Vizesi, finali yok. Sözlüsü yok. Laftan sözden anlamaz. Kanaat kullanmaz. Akıl fikir bırakmaz. İyi hali dinlemez. Durmaksızın ense kökünde durur sızın. Sızlar durur. Zonklar durur. Hayat durur. İmtihan durmaz. Aşk, imtihan. Ah, imtihan. İmtihanım.

“Bela” deyince başlıyor her şey.  Ezelde cinaslı bir tanışmayla. Sonrası unutuş. Kaybolma hissi. Bekleyiş. Kanayan dizler. Eksik parçasını kendi aramak zorunda kalan insan onu beden sanıyor. Şarkı sanıyor. Eksik “parça”yı gözleriyle arayan insan daha da parçalanıyor. İlk sahnede, elest bezmindeki esintiyi, kokuyu,  rengi arayaduruyor. Belki de uyduruyor.  Öyledir sanıyor. “Evet” dediği sahnede var olmasının hafifliğini aşk sanıp başka “evet”lerde “hayır” arıyor. Hayırlısı. Belki de buluyordur.

Aşk, imtihan. Süründürüyor. Sürüp duruyor. Sanma ki ey okur mustaribim. İyi ki de öyle oluyor. Sürmeyen imtihanı ne’yleyeceksin. Bir adım sonrası olmayan yolda yürüme. Sürsün. Süründürsün. Parçalasın. Yok etsin. Sen teslim ol. Neyleyecekse bırak o etsin. Derim ben.

1 views

Bir yorum ekleyin