sen bana bakma


Sen bana bakma. Böyle duvara karşı, içime dönük saatlerce durabilirim. Dünyanın gölgesi düşerken dünyama, sen buna gece diyorsun, ben o kalbime kafiye renkte kendimi zincire vurabilirim…
19.7.2010 16:14

Bana bak-ma. Yorgun, alıngan, karanlık cümleler kurabilirim. İstemeden kalbini kırabilirim. Çevir yüzünü, uzaklaş istersen. Gitmeni şimdi anlayabilirim. Sen bana bakma. Yüzünü görmenin şükrünü unuttum madem. Nimeti sende kalsın, minneti bende. Sen bana bakma. Böyle duvara karşı, içime dönük saatlerce durabilirim. Dünyanın gölgesi düşerken dünyama, sen buna gece diyorsun, ben o kalbime kafiye renkte kendimi zincire vurabilirim…Yalnızlık prangalarım olsa, bir adım dahi atmayacağım. Her yol daha önce yürünmüş. Bütün sağaltmalara rağmen yara hala eskimiş değil. Ömrüm yaralara bürünmüş. Sen bana bakma. İlk karşılaşması iki antik kentin diyordum ya, unut onu, çok eski değil, düşün daha dünmüş. Mazisi yokmuş. Menkıbesi iki günmüş.

Hey sen, bana baksana. İşte ahım buharlaşıyor. Kara bulutlar biriktiriyorum, söylenmemiş sözlerimden. Onlar o uzak kente yağmurumu taşıyor. Deli bir yağmur yağarsa, sen yağmura da bakma. Aklına hiçbir şey gelmesin. Çıkma sokağa. Dokunma bana.

1 views

Bir yorum ekleyin