senin hiç haberin olmamış


O yağmurlu gün de öyle bir haldeymişim işte. Temmuzun son pazartesisi. Eski bir hikayenin kırk yıllık kahvesinden kalan tadlarla, yürüyormuşum. Belki Kadıköy vapuru kaçmak üzereymiş. Belki hayatın tadı kaçmak üzereymiş. Bir sitem çiçeği açmak üzereymiş. Bilememişim. Sen peşimden gelmişsin, ıslanmışsın, sitem etmişsin. Benim hiç haberim olmamış.
30.7.2010 15:07

Yoldan gelip geçmişim. Fark etmemişim yüzünü. Kadıköy iskelesinde, kalabalığın denize aktığı yerde, oturuyormuşsun. Yere bakıyormuşum. Ayaklarımın değdiği yere. Seslenmişsin, duymamışım. Yağmur başlamış. Adımlarım sıklaşmış. Peşimden gelmişsin. Yetişememişsin. Sırılsıklam ıslanmışsın, saçlarından parmak uçlarına…Hastalanmışsın. Uzun zamandır görememiştim demişsin hasta yatağında. Sitem etmişsin.
Ben hep böyle dalgınım görüşmeyeli. Bu dünyada değil gibiyim. Bir yanım gülümsüyor, diğer yanım ağıt yakıyorken. Yağmurda ıslanmaktan korkuyorum. Eskiden böyle miydi. İnsanların yüzlerine bakamıyorum. Omuzlarım çökük. Ama iyiyim yine de beni merak etme.
O yağmurlu gün de öyle bir haldeymişim işte. Temmuzun son pazartesisi. Eski bir hikayenin kırk yıllık kahvesinden kalan tadlarla, yürüyormuşum. Belki Kadıköy vapuru kaçmak üzereymiş. Belki hayatın tadı kaçmak üzereymiş. Bir sitem çiçeği açmak üzereymiş. Bilememişim. Sen peşimden gelmişsin, ıslanmışsın, sitem etmişsin. Benim hiç haberim olmamış.
Bir gün sonra rüyama giriyorsun. Söylediklerinin hiçbirini anlamıyorum. Ellerimle yüzümü kapatıyorum. Ter içindeyim ve yine yağmur yağıyor. Toprak kahve kokuyor. Sırtımı sıvazlıyorsun, üzülme olur diyorsun. Nasıl olur diyorum. Sesleniyorum ardından. Bir bulutun ya da buharlı bir fanusun içindeyim. Sesim sana varmadan yoruluyor. Sabaha berbat uyanıyorum. Geceye demeliyim.
Aynaya bakıyorum. Saçlarım beyazlamış, yüzüm, ellerim kırışık dolmuş. Yaşlanmışım. Seni hiç anlamamışım. Çok özlemişim. Senin hiç haberin olmamış…

1 views

Bir yorum ekleyin