yedi cemre


cemre

Yürüdüğüm bütün yollar sesimi yankıya çeviriyordu. Kıştı. İçi ısıtacak bir kış güneşi gördüğünde gülümsüyordu insan gayr-ı ihtiyari. Ben yüzümü çeviriyordum. Kış içimde, güneşi gülmesin boş yere yüzüme. Fikri edilmiyordu baharın, yazın. Her yıl mevsimleri değiştiren cemre, hani nerde? Neden iklimime uğramıyordu. Öğrendim.

Havaya suya toprağa düşer sanırdım cemreler. İnsanların payına da düşermiş. Öğrendim. Benimde insanlıktan payıma düşen cemreler varmış, kış güneşlerine aldanmayışımın bir ödülü varmış, çok geç öğrendim.

Yedi cemre yazılmış kaderime. Beşini gördüm, bildim, beğendim. Tir tir titreyen heykelime tebessüm ekledi, öğrendim.

En soğuğu şubattı ayların. O da bir yere kadar. Yirmi şubat. Havaya düşüyor cemre. Baharın eli kulağında. Bahar, dışarıda. İçimde bahara dair ne var. Cümlesi kış bendeki şehirlerin. Hepsi donmuş kentimde nehirlerin. Ta ki o yirmi şubata kadar. Bana düşen ilk cemre bir sessizlikle düştü. Anladım ki,  sessizlik, bir cümlenin öncüsüydü, bana o cümle düştü… “… O anda kalbinin kapıları açıldı ve sevinci denize doğru uzandı. Ve gözlerini kapadı, ruhunun sessizliğinde dua etti…..”

O yirmi şubat: gündüz havaya düştü cemre akşam zihnime o cümle düştü. Aynı gün, anladım ki başladı bende de cemreler. Bekledim, acaba dedim, payıma neler düştü.

Bahar havasını soludum günlerce. Akyuvarlarıma oksijen oldu dışarıda ısınan hava. İlk cemreden kana da cana da pay düştü. Baharın cemresi suya da toprağa da düşerken ben izledim. O bahar, gördüğüm ilk kelebek sarıydı. İçime bir şüphe düştü. Çok geçmedi nisan geldi, bismillah. Beşinde kalbe de ateş düştü. En sıcak cemreyi o zaman gördüm. Şarkılar çalınmaya başladı. Kulaklarım uğuldamaya. LA makamında takıldım. Kalemin duvarlarında onun adı yazıyordu…. Elime bir kalem tutuştu. Yazdıkça ellerim titredi. Yıkıldı beni içine hapsettiğim bütün duvarlar. Anladım “ne varsa harap bir kalpte var…” Kalem, saraya dönüştü.Ben bakışının bir yanı kör korsana. Neler geçti aklımdan neler… Gel de onu sor bana.

Kalemin de elin de cemreye değdiği belli. Cemrenin ısıttığı kalpten pompalanan kan artık farklı akmaya başladı. Acelesi var gibi. Deli esmeye başladı rüzgârlar.

Saydım yedi cemresi var ömrümün.

İlki şubatta düştü.

Kalbe nisanda düştü.

Sağıma haziranda, soluma eylülde düştü.

Beşinci cemrem bir sıfat ekledi adıma. Ben ona iki isim verdim karşılığında. Temmuzdu. Yedinci ayda düştü. Gülümsedim çok sevdim. Ona da mutlu mesut şarkılar düştü. Hikâyeler düştü masallar. Dualar düştü.

Altıncının adına “Nunvera” diyesim var.

Yedincisi ruhuma kimbilir ne zaman konar.

 

1 views

Bir yorum ekleyin