Hayat: kayıp, gidiyor. İzini sürdüm yıllardır halbuki. Bulurum diye değil, belki ben de kaybolurum diye. Hayat kayıp giderken, evet bir his vardı. Buldum mu? Hayır. Kayboldum mu? Hayır. Durup durup beni buluyor haritaları ellerinde defineciler. Sonra gözlerime bakıp “ah, kahretsin bu da değil” diyor ve bırakıyorlar inzivama. Bozuluyor kayboluşumun bütün […]

kayıp


Her cümlemde redif olan adının adımla yarım kafiye olduğunu fark ettim peş peşe söyleyiverince. Elimde kalem, adımı yazdım durdum, “nun” desem,  dağılıp gideceğim. Alt alta yazmaya içim varmadı. Yan yana yazınca satır dolmadı. Bir “şey” eksik. Bir şeyler ters. Seslendiğin yerde olamayacak bir adın ağzında ekşimesi, beyin fırtınası nasıl buna […]

LA’L


Kimsenin olmak isteyemeyeceği bir yerdeyim. Görünmeyen, yok denecek kadar azalmış. Merhaba’ya da Elveda’ya da uzakta. Yüreğimde koca bir çukur büyütüyor zaman. Her şey sığabilir içine. Ne eklesen azalmayan, belki daha da derinleşen. Yokluğum böyle doğdu işte. İçinde böyle büyük bir boşluk varsa insan nasıl var olabilir. Hep bir bağla sabit […]

kuyu/uyku



İkibinonyedi. Yaşım kırk. Yorgunluğum yüzü devirmiş. Bakışım yerde, omuzlarım çökük. Ümitsiz, enerjisiz zamanlar. Gittikçe azalan bir şeyler var. Zaman değil. O bir türlü bitmiyor. “Bitse de gitsem” içimden geçen her cümlenin gizli ajandasında. Kafamı taşlara vurmuşum, derin yaraları kanatmışım, kanadı kırmışım, gökyüzünden uzakmışım. Yüzü yere dökmeye tutsakmışım. Gökyüzünde uçurtma uçurduğum […]

BEYAZ


Badem ağaçları çiçeklerini açtılar. Cemreler art arda düşünce güneşe aldandılar yine. 1 views

BADEM AĞACI


Sana yazılmış bir mektubun zarfını açamamak. İçinde yazanların sonsuzluğu. Sakladığı kokular. Hikayeler. Hayat. Ümit. Asıl bu, bir mektubu sonsuz okumak. Okuyamamak değil. Aynı sese binlerce şarkı uydurmak. Her şarkıya yakışan bir sese, her yeni şarkıyı söyletmek. Aynı renklerle her an yeni bir tasvir. Bir intiharın ardından yazılmış geri kalanlara hayatın […]

Son Defa Yerine Çok



Derin bir nefesi ilk defa alır gibi, içime doluyor, damarlarımda dolaşıyor, derinleştikçe nefesi kesiyor özlemek. Gözlerimin önünü göremiyorum, bulaşıyor görüntülerin üstüne zihnimdeki grilik. Bugün, yaşanılmaz bir gerçeküstüne evriliyor. Dün, bütün renkleriyle bugünün üstüne devriliyor. Hani bir şarkıda , çok sevdiğin şairin şiirindeki gibi oluyorum:  “Öyle bir yerdeyim ki, ne karanlık, […]

irrasyonel zamanlar


Her şeyi unutmak mümkün olmuyor. İnsan kendine en çok güvendiği, bugüne en çok daldığı bir anda hatırlayıveriyor. Serin bir cumartesi sabahını. Derin bir bakışı. Uzun bir susuşu. Usulca bir dokunuşu. Bir an, ben kimim? Neredeyim? Hangi zamanda şu an bedenim? Sorulara cevaplarım yok. İlk işarete kadar kalp çatlatan bekleyiş. Anlatamam […]

hayatımın cumartesileri


“Haklısın” dedi kadın. Denize uzun uzun bakan adama. Ayrıldılar. Severek. Bir daha asla görüşmediler. Böyle bitsin isterdim her hikâyem hep böyle bitsin. Severek ayrılsınlar. Giden hep haklısın desin kalana. Kalan hep uzun uzun baksın denize. Bir daha hiç karşılaşmasınlar hiçbir yerde. 1 views

haklısın dedi



Gitmenin zamanı hep. Erteliyorum. Bugün değil. Yarın değil. Çok sonraya. Giden gidiyor. Ardından bakıyoruz ve dönmüyor. Geçmiş günler yadımızda. Geçmiş, gitmiş, yalnızız, bir köşede. Kimse yok yanımızda. 1 views

KIYAMET


“Bir kelimenin peşine düşme!”  Birinin bana bunu sürekli hatırlatması gerekiyor. Oysa göz göze geldiğim her kelimenin cazibesine kapılıveriyor ruhum. Ah ruhum aldanmaya meyyalsin. Koşma peşinden hiçbir söz seni gerçeğe ulaştıramaz. Gitme peşinden, her sözün yok haberi hakikkatten.  1 views

NERDESİN7


Durmuyor zaman geldiğin anda. Dursun isterdim. Bir gecenin sıcak koynunda sonsuz. Bir bakışın derinliğinde suskun. Kalbimin titreşiminde, tedirgin. O rüyada kalmak isterdim. Sıcak, sonsuz, suskun, tedirgin. 1 views

GİDERKEN SÖYLENMİŞTİR



Gözümü kapatıyorum simsiyah bir yağmur yağıyor. Fırtına. Açıyorum, gözlerim kamaşıyor. Pirüpak bir hava. İçimde tufan. Dışım bahar. Hani bir şarkıda diyor ya “yaprak döker bir yanımız, bir yanımız bahar bahçe” Kendimi iki tarafa da veremiyorum. Arafta kalıyor ruhum. Salıncakta. Bir an orada bir an burada. Hiçbir yere ait değil. Kendinde […]

İÇİMDEKİ DENİZ


Yürüyorum…Tek katlı belki kırk yıllık gecekondular sağ tarafımda kırk günü henüz dolmamış yüksek katlı rezidanslar solumda. Yolun ilerisinde yeni bir rezidans daha yapmak için çalışan iş makinalarını göreyim diye barikatların birinde bulduğum küçük delikten bakıyorum. Dehşet. 1 views

SUSSAYDIM KEŞKE


“Ne aradığını biliyorsan, bulamamak dert değil, nazıdır aradığının.”   Aramak derdim seni anlatacak olsam. Senin adın a-ramak. İğneyle kuyu kazar gibi sabırlı arıyorsun. 1 views

A[RAMAK]



Genelde yüzlerdir hızla geçerken göremediğimiz. Sen de öyle geçip gidiyorsun, insanlık ana caddesinden. İnsanlar geçiyor hikayenin orta yerinden. Kimseyi görmeden ve kimseye görünmeden. Telaş içinde. Kaybolmaya acelesi varmış gibi. Omuzlara çarpa çarpa. Yıkıla devrile. Düşe kalka. Bir yüzle karşı karşıya gelmekten korkar gibi yüzün yerde. Sesin soluğun çıkmadan. 1 views

AN[LAM]’A


Kale. Senin duvarların var. Yaklaşılmıyor. Girilmiyor avluna. Sırtını toprağa yaslamışsın gözün gökyüzünde. Neden? Yakına bakmaya korkuyorsun. Emek demek, “değmez” diyorsun. Hipermetrop kalbin yakını göremiyor. Huşu içinde uzaklara manasız bakıyor ve yanında kimseler olmadığı halde hikayeler anlatıyorsun. Seni kimseler duymuyor. 1 views

KALE


  Çiçeklere açtım içimi. Bildiğim en içli türküler orada saklı. Anadolu. Sevda dolu. Ümit dolu. Dağda bayırda sevdam koksun diye, rüzgarlara emanet ettim kokunu. Bahçelerle dolsun dünya dedim. Ateş düşmesin bahtına. Çiçeklere kucak açtım. 1 views

İÇİMDEN GEÇEN MEKTUP



Sokaktayım. Kaldırımlarda gözüm. Kaybolmuş bir şeyler arıyormuş gibi. Rüzgar ense kökümde, “yorma kendini boşa” diye bir şarkı söylüyor. Soğuktan taş kesilmiş ellerim. Ne yapsam boş, kalbim ellerime donmuş kan pompalıyor. Hayret içindeyim. Şaşkın.  Nasıl oldu bütün bunlar. Ben gökyüzüne bakadururken, 1 views

GÖYNÜM DÖNDÜ DÜNYADAN


Tin: sert redif. Acıtır. Tin: biteyazış. Bitemeyiş. Tin yankı.  İsimler. İsimler. Tin: kulakta çınlayışı bütün boş heveslerin. Bir cennet ağacının dünyadaki numunesi. Tin: dinlenmeye bir düşüş. Yere ulaşmadan havada asılı kalış. 1 views

TİN


Aşk, imtihan. Duru durağı yok. Vizesi, finali yok. Sözlüsü yok. Laftan sözden anlamaz. Kanaat kullanmaz. Akıl fikir bırakmaz. İyi hali dinlemez. Durmaksızın ense kökünde durur sızın. Sızlar durur. Zonklar durur. Hayat durur. İmtihan durmaz. Aşk, imtihan. Ah, imtihan. İmtihanım. 1 views

İMTİHAN



Geçmiyor… Kanayan yara, Beklerken vakit, Bindiğin gemi Bu limandan Geçmiyor… 1 views

OKYANUS


Öyle kahırlı mısralar dizip, bir “kuytu çiçeği” deme kendine. Soluveren dokununca. Eski şarkılar, o aksak ritimler, serin ikindi vakitleri, hala hatırlıyorum. Şehrin adı meçhul. Sen, malihulya. Sermest, hüzünlü ve melankolik. Cümlelerin neden böyle “kırık” dökük. Durup durup yazdığından mı? Durakalıp yaşayamadığından mı? Duraklarda kimleri bekliyorsun? Bekleme. Durma, beklemek için bile. […]

KONU/Ş.


Kapı…İçi dıştan ayıran set. İç/dış. İçim dışım kapı. Kaçtım dışardan, kaba” galebe”lerden. Kendi mağlubiyetimi kendime koza yaptım. Hareketsiz. Az nefes. Kapıyı üstüme kapattım.  Çıt yok. 1 views

KAPI



Mühürlü sokakları geçiyor gecenin kalbine doğru. Bozulmuş tövbelerden, tutulmamış sözlerden geçiyor. Yalanların kıyısında… Uzaktan bakıyor geride bırakamadıklarına. Son nefesine kaç “ah” var kim bilir. Yok gibi yaşamak bu. Kayıp, meçhul. Yaşayamamak. Ölememek. Ama… 1 views

MEÇHUL


Benim kelimelerim kırık dökük. Kalbim/de. Senin bakışın hoyrat. Elin/de. Zihnimde saklı harfleri bir araya getirip de ses vermek gelmiyor içimden. Her şey darmadağın [ben/de]. Bir kuşun kanadı kırık mesela. Bir sokak kedisi aç. Sahipsizlikten ağlıyor az sevilip sokağa salınmış cins köpekler. Nasıl birleştirebilirim ki böyle her şeye böldükçe kendimi. Sen/de […]

BİRŞEHREUZAKTANBAKMAK


Ben bi karar…/ Sen böyle…/ Ne söylesem/ ki yara /Açılıyor, kanıyor/ İnsan./Neden/Hep/ Böyle…/ Aldanıyor. 1 views

Bİ-KARAR




[tüm öğrencilerime ithaf olunur.] Alnımı toprağa yaslıyorum. Kış… Kıyamet. 1 views

BAHAR GELİYOR


Uzun yollar yürüyünce, unutuyor insan. Yerinde bir süre sayanın aklında hep o meş’um muamma var hâlbuki.  Geriye gideni anmayacağım. 1 views

EYVAH MAKAMI



    Yol uzun. Nefes kısa. Heves yok. Ömür, durunu durağını senin seçemediğin muamma. 1 views

Eyvallah Makamı



  Bahsedecek baharlarım vardı. 1 views

mecz-up



Bir kalbe yakışır isim, ama biz duvarlara yazanlarla yan yana büyüdük. 1 views

ismi mahfuz


  Edebiyat olsun diye değil. İç dökümü sadece. 1 views

içdökümü


      Öyle gelip geçiyorken hayat, ömrüm ayağıma takıldı, ne çok düştüm, ne çok düşler gördüm.  Biri sendin.  1 views

نور (Nunvera)



… Neye acelen vardı böyle, dizlerini kanattın. 1 views

düşün


  Dokunmatik telefon, tablet, bilgisayar… Bir insana nasıl dokunulur, unuttuk. 1 views

DOKUN/MA


    Koşma peşinden dünyanın. Evinden çıkman gerekmez. Dinle sadece, ya da dinleme bekle. Hatta bekleme bile, kesinlikle sessiz ve yalnız ol. 1 views

uyuyan adam



Yürüdüğüm bütün yollar sesimi yankıya çeviriyordu. Kıştı. İçi ısıtacak bir kış güneşi gördüğünde gülümsüyordu insan gayr-ı ihtiyari. Ben yüzümü çeviriyordum. Kış içimde, güneşi gülmesin boş yere yüzüme. Fikri edilmiyordu baharın, yazın. Her yıl mevsimleri değiştiren cemre, hani nerde? Neden iklimime uğramıyordu. Öğrendim. 1 views

yedi cemre